Merhaba Dünyalı

"Gece vakti, tenha bir yerde, yalnız başına çalışırken, bronz bir iskemle üstünde, yalnızlığın içinden çıkan küçük alev bazı şeyleri (kehanetleri) akla getiriyor, bunları boş kabul etmemek lazım." ~Nostradamus

Sadıklar Planı – Celse 14

Yazar Aamp | Tarih: Tem-26-2011

Karşıdaki tepeyi iyi görmek, oraya gidecek yolları uzaktan da olsa sezinlemek için, şöyle etrafı sakince olan düz bir yere çekilmek matluptur(istenilen). Bu düz yer şuur alanınızdır. Karşıdaki tepe; istikametiniz, gayeniz, vazifeniz. Ve her ikisi de şuur bütünlüğünüzdür. Şuur bütünlüğünüzü diğer şuur bütünlüğü ile hemahenk halinde götürebilmek için, hem tepeyi, hem yolu, hem içinde bulunduğunuz düzlemi iyi tanımanız lazım. Bu demektir ki bildiğinizi iyi bilin. Şuur sahanızı karıncalardan temizleyin. Taşını toprağını süzün; iç evinizi tanzim edin. Çünkü siz, ayaklarınızın dibine değil, ufka yakın yerlere bakmak üzere harekete geçmiş bulunuyorsunuz. Önünüze, sağ ve solunuza bakmak için vaktiniz yok. Dolayısıyla evinizi iyi tanzim edin. Endişeniz, orada kalmış bir fikriniz bulunmasın artık. Ve öyle ki tanziminiz, elinizi attığınız anda istediğiniz eşyayı bulacak tarzda olsun. Diğer ufuk gözleyiciler bunu yaptılar dünyanın dört bir tarafında. Fakat gözlenen kısmın da önemi vardır. Muayyen bir yeri gözlemek, muayyen bir semti gözlemek ve can alıcı bir yeri de gözlemek… Çeşitli çeşitli nişan noktalarıdır bunlar. Evinizi tanzim edin ki, sizin nişan noktanız, başkasına verilmeden size verilsin. Belki daha üstteki bir noktayı size verirler. Ama gecikirseniz, her gecikmeniz daha aşağılara, eteklere kadar iner. Takdir edersiniz ki bir dağı gözlemek, eteklerini gözlemek değildir. Bir takım kanaatleriniz, saplantılarınız, adetleriniz, acayip inançlarınız bulunabilir. Bunları, diğer ahenk içinde eritin, yok edin.

Konuşmalar – Acı

Yazar Aamp | Tarih: Tem-19-2011
A.B.: Gitmeden önce son bir kaç şey daha var.
S.A.: Yine saçmalık değil mi?
A.B.: Bilmiyorum. Mutusuzum…
S.A.: Ne bekliyordun ki? Sen böylesin.
A.B.: O yokken hep mutsuzum.
S.A.: Utanmasan tüm özgürlükleri alacaksın O’nun elinden.
A.B.: Öyle mi?
S.A.: Sanki… Zor bir duruma sokmuşsun kendini, bir çare bulamıyorum senin için. “Kendin ol” demekten başka bir şey gelmez elimden.
A.B.: Bu ben değil miyim? Yazinin tamamini goruntule »

Konuşmalar – Yol Ortasında Aniden

Yazar Aamp | Tarih: Tem-18-2011

A.B.: Elimizde ne kalır ki…
S.A.: Çocuk! Sen buralardan gitmeyi istemiyor gibisin.
A.B.: Doya doya ağlsam, sıkıca sarılıp; düzelir mi? İçim boşalır mı?
S.A.: Yeniden içine içine ağlarsın, sen bundan usanmazsın. Okudukların, duydukların, uyguladıkların hep boş aslında. Sen biliyordun sadece duymak istedin, başkalarından görmek istedin. Sen görmeden inanmazsın ki, sen kendine inanmayan birisin… Yeter artık, ya git cehennem ol ya da kendine huzur ver. Yazinin tamamini goruntule »

Konuşmalar – Kendine Doğru

Yazar Aamp | Tarih: Tem-6-2011

S.A.: Çok küçüktün o zamanlar, buraya ilk geldiğin günlerde… adım atamazdın bile, güçsüzdün; pabuçlarına kumlar dolardı.
A.B.: Bu çöl… koyu kahverenk tepelerin arsında, kumların içine bata çıka ilerlediğim zamanlardı. Bir kaç adım ötede duruyordun, çok yorulmuştum. Gökyüznün koyu rengine karışmıştı siyah elbiselerin.
S.A.: Çok fazla düşünce ve ego vardı, çok yorucuydun küçüğüm. Hala var ama daha az. Yazinin tamamini goruntule »

Konuşmalar – Son Zamanlar

Yazar Aamp | Tarih: Tem-6-2011

Ahmak Beden: :)
Siyahlı Adam: Artık misafir sayılırsın. Seni özlemeyeceğimi söylesem yalan olur.
Ahmak Beden: :) veda için çok erken değil mi?
Siyahlı Adam: Evet, son bir kaç şey kaldı…
Ahmak Beden: Hmm
Siyahlı Adam: Huzur için son bir kaç adım :) artık şu geçmişindeki saçma sapan insanları da unut. Onlar eğlenceliydi, belki heyecan vericiydi ama çabuk tüketilir kişilerdi.
Ahmak Beden: Evet saçmalıyorum.
Siyahlı Adam: Yarım kaldığını zannediyorsun, oysa hep yarımlardı. Bu yüzden senden kopamaz gibi göründüler ve senin de aklın onlarda kaldı… Sıkıca sarıl O’na; artık bitti :) Her şey bitti.
Ahmak Beden: Artık kendimleyim, tamamen :)
Siyahlı Adam: Biliyorum henüz veda etmiyorsun ama söylemek istedim; seni çok sevdik.

Kendi merkezini tanıyor musun? Eğer tanımıyorsan, o zaman sürekli korkacaksın. O yüzden sahte benlik sürekli korkar. Sürekli titrer. Her zaman başkalarından destek alma ihtiyacı hissedersin. Seni takdir edecek, seni alkışlayacak; ne kadar güzel ya da ne kadar zeki olduğunu söyleyecek birileri. Sürekli bu tip şeyleri sana hipnotik telkin gibi söyleyen insanlara ihtiyacın var. Böylece zeki, güzel ve güçlü olduğuna inanabilirsin. Ama bir noktaya dikkat et. Her zaman başkalarına bağımlısın. Yazinin tamamini goruntule »

Konuşmalar – Yeni Umut

Yazar Aamp | Tarih: Haz-28-2011

Siyahlı Adam: Başarıyorsun :)

Ahmak Beden: Evet, sanki oluyor.
Siyahlı Adam: Hatalarını çok hızlı düzeltmeyi öğreniyorsun.
Ahmak Beden: Haksız mıydım?
Siyahlı Adam: Herkes senin gibi değil ki, bu kadar detayı düşünemezler, göremezler. Onları mazur görmelisin. Senin iyi niyetine güvenerek anlatırlar :)
Ahmak Beden: Hala biraz endişem var.
Siyahlı Adam: Bu senin yaradılışın… Belki bir gün kurtulursun.
Ahmak Beden: Acele mi ediyorum? Yazinin tamamini goruntule »

Konuşmalar – Arayış

Yazar Aamp | Tarih: Haz-24-2011

Ahmak Beden: Hani alevden kırbaçlılar vardı.
Siyahlı Adam: Hmmm?
Ahmak Beden: Hala duruyorlar mı?
Siyahlı Adam: Gözlerimin içine baksana sen!
Ahmak Beden: Merak ettim sadece…
Siyahlı Adam: Evet, vadideler.
Ahmak Beden: Kazıklar? Dolu mu hala?
Siyahlı Adam: Orada sana yer kalmadı
Ahmak Beden: Anladım.

Ahmak Beden: Bir gün vadiye gitsek ya :)
Siyahlı Adam: Bir karış içeriden kaşınıyorsun!
Ahmak Beden: Hadi ama… iyiyim ben; sadece merak ettim.
Siyahlı Adam: Hem kendini hem beni tüketiyorsun. Mesai bitiyor, hadi git.

Mozart – Requiem

Yazar Aamp | Tarih: Haz-24-2011